Herkese merhaba ! Uzun süredir 45 dakika veya 1 saat üzeri yapımları izlemekten acayip sıkılıyorum. Eğer sinemaya değil de evde bir şeyler izliyorsam o yapımı bitirmem baya bir sürüyor. Geçen sene Ağustos ayında sevgili Marvel’ımız What if animasyon serisine başlamıştı. Hani şu Wanda & Vision’lar, Hawkeye serisinin başlarında yayınlanan bir animasyon dizisi. Uzun süre izlemedim etmedim hatta Marvel’ın dizilerinden tek Hawkeye’i izlediğimi de itiraf edeyim. Onu da baya zor bitirdim. Neyse bu kadar çizgi roman okuyorum ediyorum şu Marvel sinamatik dünyasından da uzak kalmayayım dedim. Çünkü arkadaşlarla çizgi roman filan konuşuyoruz sonrasında konu bu Marvel yapımlarına geliyor ve ben kalakalıyorum. Disney+ ‘da yayınlanan dizilerden What if serisinin ilk bölümü olan Captain Carter İlk Avengers Olsaydı’yı da anca izleyebildim. Amacım her gün birer bölüm izleyip What if serisini bitirmek.

Öncelikle What If serisinden biraz bahsetmek istiyorum; 1977 yılında Marvel alternatif evrende bildiğimiz hikayeleri farklı versiyonlar yarattı. Bazı ikonikleşmiş hikayeleri değiştirdiler ve 1977 yılından itibaren ara ara bu seriye devam ettiler. Tabi bu seriye devam etti dediklerimi volume olarak adlandırıyorlar. Diğer serilerde de böyledir. Mesela Spider-Man volume 1 vardır volume 2 vardır bu böyle gider sanırım şuan volume 6’a geçiyorduk.

Biz dönelim What If Captain Carter İlk Avengers Olsaydı’ya; şimdi Captain Carter dediğimiz karakter Peggy Carter hani şu bizim sevgili Captain America’mızın aşkı olan. Hikayemizi Watcher anlattığını da hemen belirteyim. Watcher hakkında çizgi roman okumak istiyorsanız aklıma ilk gelen eser; ülkemizde Gerekli Şeyler tarafından Original Sin adlı hikayesini okuyabilirsiniz. Watcher evrenleri ve olayları gözleyen fakat hiç birine müdahale etmeyen bir karakter. What if hikayemizde de tüm olayları görüyor ediyor ve bizlere anlatıyor. Yani ilk bölümden benim anladığım bu oldu. Steve Rogers’ın Captain America olmak için alacağı serum maalesef bir sabotaja kurban giderek suya düşer. Test alanında çıkan yangın ve biri artık alsın şu serumu bu son şansımız şeklinde ilerleyen durumdan istifade Peggy Carter serumu alır ve yeni kaptanımız olur. Yalnız Peggy Carter bir Amerikalı değil MI6 ajanı olduğu için kostüm ve kalkanda Amerika ibareleri yerine Birleşik Kralık ibarelerini görüyoruz. Hikayede ki albay kadın askerlerin sahada çalışmasını hatta askerde kadının yeri yok gibi bir kafada olduğu için Peggy’i geri planda tutmak ister. Sevgili Kış askerimiz esir düşünce, kural tanımaz ve baba Stark’ın verdiği donanımlarla Kış askerimizi kurtarma operasyonuna girişir. Captain America’da ki olduğu gibi halk Captain Carter’ı bağrına basar ve Hydra ile olan mücadelesine tanık oluruz. Şu klasik Steve’in yıllar sonra uyandığı ve Peggy’nin yaşlandığı olayı bu sefer tersine çevirmişler.

Hikaye bir wooowluk değil fakat animasyon olarak ben güzel buldum. Yani izlenebilir, öyle çok kötü bu asla izlenmez kafasında olmazsınız. Zaten What If serisileri alternatif hikaye olduğu için çok bir şey beklemeyin. Eğer çizgi romanını okumak istiyorsanız, son dönemlerde Presstij yayınevi What Ifleri Türkçe olarak fasikül formatında dilimize çevirmeye başladı. Satın alarak farklı What If serilerini okuyabilirsiniz.

You May Also Like