Hi guys ! Sizlere rötarlı bir şekilde keşfettiğim ve bitirdiğim bir anime olan Akame Ga Kill‘den bahsetmek istiyorum. İlk bölümü 2014 yılında yayınlanan bu animeyi, 7 yıl sonra keşfedip sizlerle paylaşmakta benim yüzsüzlüğüm 🙂 Akame Ga Kill nedir ? Tatsumi adında köyde yetişmiş ve 2 arkadaşıyla beraber imparatorluğun başkentine giderek para kazanmayı amaçlayan bir çocuğun hikayesiyle başlıyoruz. Bu üç arkadaş başkentte para kazanıp, yoksul köylerine yardım etme amacını güdüyorlar. Yolda baş karakterimiz Tatsumi iki arkadaşıyla yollarını kaybediyor ve ayrılmak zorunda kalıyorlar. Tatsumi başkentte orduya katılmak istemesine rağmen bazı sebeplerden katılamıyor ve karşılaştığı Leone adlı bir kızın tuzağına düşüyor. Tuzaktan kastım öyle kötü bir şey değil; sadece tüm parasını kıza kaptırıyor. Gece yarısı yol kenarında yatmaya hazırlanırken, varlıklı bir araba duruyor ve kendisini evine davet ediyor. Hikaye davet edildiği akşamında ev sahiplerinin suikasta uğramasıyla başlıyor. Suikastı gerçekleştiren Night Raid adlı bir grubun Tatsumi’yi de ele geçirmesiyle farklı bir boyuta evriliyor. Buralarda spoiler olmaması adına belli noktaları atlıyorum.

Akame Ga Kill akame

Night Raid; imparatorlukta varlıklı ve önemli kişilere suikast düzenleyen bir örgüt. Bu örgütte imparatorluğa karşı devrim yapmaya amaçlayan başka bir organizasyonun suikast birliği diyebiliriz. Tatsumi bu örgüte girerek, görevleri yerine getirmeyi başlıyorlar. Burada bir kilit nokta ise; bundan yüzyıllar önce yaşamış imparatorun özel silahlar yaptırmasıyla alakalı. İmparator silahı denilen bu silahların farklı özellikleri mevcut. Silahları da uyumsuz kişiler kullanamıyor. Kısacası imparator silahı kullanmak için; silahla birbirinize uyumlu olmanız gerekiyor.

Bu seriye başlarken feci bir spoiler yedim. Size sadece şunu diyeceğim ölümlerin olduğu bir seri yani öyle karakterler ölüyor ki şaşırabilirsiniz. Haa hiç bir ölümün beni üzmemesi de sanırım yediğim spoiler ile alakalı. Akame Ga Kill‘e adını veren Akame’de Night Raid adlı suikast birliğinde yer alan bir karakterimiz. Kendisi bir kılıç ustası ve doymak bilmeyen bir hanım kızımız. 24 bölümden oluşan animeyi izlerken kafamda şu soru geçti; Neden Akame Ga Kill ? Yani ismi böyle olduğu zaman baş karakterin Akame olmasını ve onun hikayesiyle yoğrulmasını beklersiniz. Bu animemiz ise pek öyle değil. Evet, Akame’nin hikayesine tanık oluyoruz ama bir ana karakter gibi değil. 24 bölümün son 5 bölümünde filan Akame’nin geçmişi hakkında bir şeyler öğreniyoruz.

Peki neden Akame Ga Kill‘i izlemelisiniz ? Esdeath adında bir kötümüz var. Aşağıda göreceğiniz bu hanım kızımız şahsen beni çok etkiledi. Hani yemişim devrimi, örgütü Esdeath için satardım herhâlde. İşte bu sebepten benden bir Tatsumi olmuyor. Netflix’te bulabileceğiniz Akame Ga Kill‘i öneririm, ayrıca spotify’da soundtrackları mevcut. Bence animenin soundtrackları da oldukça güzel.

Akame Ga Kill esdeath

Herkese merhaba !

Çocukken okuldan koşarak gelir televizyonu açardım. Digitürk’te Fox Kids vardı ardından Jetix adını alan bir kanal vardı. İşin güzel tarafı çizgi filmlerin art arda bölümlerini verirdi ki oldukça kaliteli yapımlar vardı. O dönem çizgi film dediğimiz şeylerin bazılarının anime olduğunu çok sonradan öğrendim. O dönemden kalan favori eserlerden Shaman King‘in bu sene omnibus mangaları piyasaya sürüldü. Bizde Gerekli Şeylerin Old Boy’da yaptığı gibi bir ciltte birden fazla kitabı barındıran bu eserlere göz koymuştum ki; Akılçelen kitapları Türkçe olarak mangasını yayınlamaya başladı. Ekonomik durumları ve Türkiye’de sayıları bulma zorluğunu düşününce Türkçe mangasını satın almaya karar verdim. Şuana dek iki cildi yayınlandı.

Üstelik Netflix’te de ilk sezonu yayınlanınca Shaman King‘in demeyin keyfime. Eserimizin yazarı Hiroyuki Takei 32 ciltte mangasını sonlandırdı, animesi ise 64 bölümden oluşan Yoh Asakura‘nın hikayesini anlatıyor. 500 yılda bir düzenlenen Şaman kralı turnuvasına katılıp, şaman kralı olmayı amaçlayan Yoh Asakura’nın; seri boyunca gelişimi, arkadaşlığa verdiği önemi, yenilgileri ve zaferleriyle dolu maceralarla dolu bir eser.

Şamanlar dünya ile ruhları birbirlerine bağlayan kişilere deniliyor. Ve bu ruhlarla bağlanarak belli savaş yetenekleri kazanıyorlar. Hikayeyi güzel kılan en büyük etkenlerden biri; Shaman King‘in sadece bir turnuva hikayesi olmaması. Özellikle ana karakterimiz Yoh Asakura‘nın etrafında ki diğer şamanların kral olmak için, kendilerine göre geçerli sebepleri var.

Netflix’te şuan ilk sezonu yayınlanmış ve 13 bölümden oluşuyor. Mangasıyla şimdilik senkronize gittiğini söyleyebilirim. Umarım ileride bu senkronizasyon bozulmaz. Hikayede sinir olacağınız karakterlerde ( Spoiler olabilir ), ilerleyen aşamalarda Yoh’un dostu olduğunu görüyoruz. Bunda en büyük sebep ise; Yoh’un hem egosuz, hem de herkesin hedefini önemseyip kral olduktan sonra onların isteklerini de yerine getirmeyi hedeflemesi diyebiliriz.

Bunun ilk örneğini Usui Horokeu ile karşılaşmasında görebilirsiniz. 2021 yılında Netflix’te yayınlanan bu seri maalesef myanimelist sitesinde pek yüksek bir oy almamış. 33.741 kişi 6,66 skor vermiş. İlk yapım olan 2001 versiyonu ise aynı sitede 7.77 oyda. Onu da 168.907 kişi oylamış. Açıkçası bu seri benim çocukluk/gençlik dönemini temsil ettiği için belki ben daha duygusal yaklaşıyor olabilirim.

Yine de denemenizi tavsiye ederim. Hatta bütçe olarak bir derdiniz yok ise; Shaman King‘in İngilizce basılmış omnibuslarını almanızı da öneririm. Ben bu konuyu yazarken omnibus’un bir cildi 268 TL’e satılıyordu. İleride döviz düşerse bakalım, hayırlısı 🙂