Bu akşam sevdiğim bir arkadaşım aradı ve İspanya’dan bir kaç arkadaşının geldiğini, ona eşlik edip edemeyeceğimi sordu. Bende biraz çekimser olsamda, dil pratiği yaparım zaten Türkiye’de pek bir şey yapamıyorum diyerekten teklifini kabul ettim. Saat 20:00 gibi arkadaşla buluştum 20:30 gibi de yabancı arkadaşlar geldi. Ne yalan söyleyeyim biraz gerildim, sonuçta tanımıyordum ve yabancılardı. Öyle ilk tanışma faslında pek iyi olduğumu söyleyemem. Her neyse beklediğimden daha samimi çıktılar 2 erkek 3 kızlardı. İlk başta erkeklerle kaynaştım, işte Arda Turan‘dan ve Emre Çolak‘tan bahsettiler. Emre Çolak’ı beğendiğini söyledi teki ben şok oldum. Adam meğer İspanya’da iyi oynuyormuş. Helal olsun dedim ve umarım daha iyi yerlerde görürüz dedim. Arkadaşım benden daha iyi İngilizce’ye sahip olduğunu da belirteyim. Yurt dışında okumasının da büyük bir artısı var tabi. Belli bir süre sonra bende kızlarla muhabbeti kurdum, her şey güllük gülistanlık gidiyor.

Arkadaşta hararetli bir şey anlatıyordu, hani ingilizcede gelmek isteyeceğiniz yer neresi derseniz, arkadaşım gibi olmak isterim derim. Derdini anlatıyor, gayet fluency bir konuşması var falan filan. Karşısında bayanlar olduğundan daha kibarca konuşuyor, ses tonu falan her şey olumlu yönde derken birden durdu. to something, to something diye mırıldanmaya başladı. Yabancılar buna bakıyor ben ne diyor bu derken bana döndü ve;

ya amk ” bir şeye sapmak ” ne demekti ? devamı to something dedi. Ben bildiğiniz şok oldum. O kibar beyfendi durup ” ya amk ” diye başlaması beni benden aldı. Kurmak istediği cümlede ” diverge to something ”

Adam gözlerimin önünde bir idolken yerle bir oldu. O naif beyfendi gitti bizim köşede ki bakkal hüsam abi geldi. Yapmayın sevgili arkadaşlar, etmeyin. Her şeye küfür takısı eklemeyin 🙂

You May Also Like