Kendi kendine meydan okuma diye bir dal olsa sanırım bu dalda top 5’e girerim sevgili okurlar. Sakına gözünüzde hırslı, başarı için deli gibi savaşan biri imajI oluşmasın. Benimki tamamen şanssızlıktan ve sakarlıktan. İkidir kendimi bir yerlere kilitleme ve orada kalma konusunda geliştirmeye adadım. Bu zamana kadar klostrofobim yok diye gezinsem de bu gidişle olacak gibi gözüküyor. İlk maceram Sabiha Gökçen Havalimanında gerçekleşti. Bir insan, yüzlerce hatta binlece insanın olduğu yerde kendisini nereye kilitleyebilir ? Tabi ki havalimanı tuvaletine. Güvenlik noktalarından geçmiş İzmir uçağının yolcu alımı için oturmuş salonda bekliyordum. Hani ortada tuvaletim bile yokken, ”ya bir gideyim kafasında” tuvaletin yolunu tuttum. İlk kabine girdim, kapıyı kilitledim ve kol elimde kaldı. Bildiğiniz tuvalet kolu elimde kaldı arkadaş. Hayır normalde sürmeli olan tuvalet kapılarını sevmezdim ama mantıklıymış, buradan bunu anladım. Eee kapı elimde ne yapmam gerek, pime takmam gerek. Panik yapmadan, pimi tutup kapı kolunu takayım dedim. Sonuçta pimi tutmazsam o hareketle düşebilir ve ben kilitli kalabilirdim. Derken sözü Murphy abimize bırakıyoruz, kendisi bize durumu çok güzel özetleyen şu meşhur sözünü söylüyor; Bir şeyin ters gitme olasılığı varsa, ters gidecektir. Ve terste gitti, lanet pim kapının diğer tarafına düştü. Kilitli kaldığımı göz önünde bulundurunca gayet sakin ve soğuk kanlıydım. Sonuçta havalimanı tuvaleti, dakikada bir kişi tuvalete geliyor. Yani bu zamana kadar hep böyle rast geldim, boş olan tuvalet bile hemencik dolardı. Neyse efendim ilk başta; ” kimse yok mu ” diye etrafa yardım mesajları yolladım cevap alamadım sonra, bir bakayım kapının kilidi sağlam mı diye, kapıyı kurcaladım. Masraftan kaçmayıp kapıyı sağlam yapmışlar, ters tarafta olduğumdan kırma işi biraz zordu, Eee hemde gerekte yoktu birazdan biri gelirdi. Sonra bende olmayan klostrofobi yani kapalı alanda kalma korkusu belirdi. Öyle çok belirmedi de bir sıkıştım, kabin darladı beni. İşte bu aşamada beyin saçma sapan mesajlar yolluyor. Bunlardan biri de; ” lan ben buradan atlasam ya ” oluyor. Klozetin kapağına basıp kabine yöneldim. Hani o sırada biri gelse durumu izah etmekte zorluk çekerdim. Neyse ki sonra beynim; laaan berk bir sakin be oğlum dedi de durdum.

Tuvalet Maceraları Tuvalet Maceraları tuvalet
Yolun sonu b** bir yere çıkıyor arkadaşlar

Neyse efendim, oturdum birinin gelmesini bekledim. Beklerken uçak kalksa ben burada kalsam gibi saçma sapan düşüncelerde gelmedi değil. Beklememizin 10. dakikasına girmek üzereyken, adamın biri tuvalete girdi. Ben de yine ” yardım eder misiniz ” diye seslendim. Adam telefonda konuşuyordu ilk başta cevap vermedi, ikinci seslenişimde cevap verdi. Bir şey mi oldu ? Yok ben ihtiyacımı giderken yardım istiyorum diyesim geldi ama demedim. Durumu anlattım pime basılı tuttu ve kolu taktım, ardından da özgürlüğüme kavuştum. Benim yaşadığım gibi bir durumla karşılaşılmaması için, güvenliğine birine söyledim. Adamın pek taktığını söyleyemem ama siz siz olun, güvenliklerin olduğu katta ki salonun en sonunda ki erkekler wc’sinin ilk kabinine girmeyin. Girerseniz de şansınız yanınızda olsun. Sahi o kadar süre boyunca havalimanının tuvaletine birinin gelmeme ihtimali yüzde kaçtır ?

Havalimanı tecrübesinden sonra bir de şirket tuvaletini deneyim dedim. Sabah kullandığımda kapıyı kapatıp kilitlerken, kilitte bir dandiklik hissetmiştim. Zor dönüyor ve sesi değişikti. O eski yağ gibi akan, tok sesli kilit gitmiş, yokuşu zorlukla çıkan bir şahin edasıyla ses çıkarıyordu. Öğleden sonra, yanıma görüşmeye gelecek biri vardı. Saat yaklaşınca; yine yeniden hazırlıksız yakalanmayayım diye tuvaletin yolunu tuttum. Sanki beynim bana sesleniyordu; Beeeerk, Beeeerk kalk git tuvalete, bak eleman gelecek ne kadar kalacağı da belli değil der gibiydi. Yine aynı tuvalette gittim ve yine aynı sesle karşılaştım. Neyse işimi bitirdim kilidi çevirmeye çalışıyorum, çevrilmiyor. Bildiğiniz vitese geçmeyen bir şahin ( nedense şahine taktım, hiçte kullanmadım, sahipleri kusuruma bakmasın ). Hayır bu seferki tuvaletin havalandırması da iyi değil, sıcak ufaktan terletmeye başladı. Bir zorlama iki zorlama derken yok açılmıyor. Eski televizyona vurur gibi sinirle bir tekme ardından zorlamayla kapı açıldı. Açıldı açılmasına ama ben ter içinde kaldım. Elimi yüzümü yıkayıp olay mahalinden çıktım.

Bu iki olay bana şunu öğretti;

  •  Tuvaletin yoksa önlem için girme
  • Ufak tuvalet için pisuvarı tercih et
  • Tuvalette temiz hava önemli
  • Sürmeli kilitler <3 Ben

You May Also Like