Bazen durur durur; şimdi ki aklım olsa... kelimesini kullanırız ya. Şimdi ki aklım olsa daha önceden yurtdışına gelirdim. Eğer imkanınız varsa gelin arkadaşlar. Gerçekten zaman çok hızlı akıp geçiyor, bunu hepimiz biliyoruz fakat farkına varmıyoruz. Vardığımız zaman ise insanın içine bir şeyler oturuyor. Ailem beni kaç kere yurt dışına yollamaya çalıştı hepsini reddettim. Bu belki de ilk üniversitemde ki ingilizce hazırlığın verdiği özgüven kaybıyla alakalı. Hep bir mesafe soktum şu lanet olası dile. Şimdi ikinci üniversitemi bitirince, baktım çıkar yok öğrenmem gerek ve geldim. Yazdıklarımdan sakına; ” yurt dışı çok iyi ya, gelmelisiniz” i çıkarmayın. Hayatta ki planlarınız ne bunu bilemem ama benim planlarım için geç kalınmış bir şey.

Son haftalarda ciddi ciddi dibe çöktüğümü hissediyordum. Ama biliyorum bunu atlatacağım :) Tekne limanda güvendedir. Ama teknenin amacı bu değildir. Tekne limanda güvendedir. Ama teknenin amacı bu değildir. 3
Son haftalarda ciddi ciddi dibe çöktüğümü hissediyordum. Ama biliyorum bunu atlatacağım 🙂

Belki de geç kalınmış cümlesi pek doğru bir yapı değildir. Çünkü Oxford’ta bir abimiz var kendisi 51-52 yaşında ve buraya dil öğrenmeye gelmiş. Adamda ki enerjiyi görmeniz lazım. Seviyesi ise başlangıç düzeyi yani elementary. Bunu ezme yada aşağı görme olarak düşünmeyin. Bende o seviyeden başlamıştım. İlk sınavda writing’e boş kağıt verip üstüne İngilizce ” kelime bilgim iyi değil ondan yazmak istemiyorum ” tarzında bir şey demiştim. İşin komik tarafı Elementary’de de Lower- Intermediate’de de hocalarım tarafından writingim en güçlü yanım olarak bulundu. Şuan ise Intermediate’ım. Dil okulunun sistemine göre 5 haftada bir sınav var ama bu erken bir sınav. Yani o kurda görmeniz gereken her şeyi görmeden giriyorsunuz normali 10 hafta. Ben iki kuruda 5 haftada geçtim. İyi mi yaptım kötü mü yaptım bilemiyorum.

12 Tekne limanda güvendedir. Ama teknenin amacı bu değildir. Tekne limanda güvendedir. Ama teknenin amacı bu değildir. 12

Her neyse bu kurs olayını sonra bir zaman yazarım, asıl konuya geri dönelim. Türkiye’e döndüğüm vakit, özelde master yapacağım. Bunu ilk üniversiteye girdiğim zaman aklıma koymuştum. Şimdi ise buraya gelince kafam o kadar karıştı ki. Gitmeden sertifika programına katılmayı düşünüyorum fakat İngilizcem o seviyede mi ? Açıkcası emin değilim. Genelde intermediate ve upper intermediate olanlar katılıyor. Arada bir kaç tane lower içinde buldum ama tercih edeceğimi pek sanmıyorum. Derken master planını da yurtdışına mı kaydırsam diyorum. Hani kafam kısacası allak bullak. Türkiye ile aynı paraya geliyor ve genelde master da çalışmanıza izin veriliyor. Üstüne de 1 yılla 18 ay gibi çalışma izni veriyorlar. Hani bizim Türkler’de ” oğlum git oraya kapağı at ” mantığı vardır ya. Aynı o durum. Amacım kapağı atmak mı onu da bilmiyorum. Eminim benim gibi düşünen bir sürü insan vardır. En büyük sıkıntım ise yaş kısmı. İşte belki bu İngiltere deneyimini daha önceden yapsaydım. O önyargımı ve özgüvenimi toplayabilseydim burada bu kursta olacağıma, sertifika veya master için burada olacaktım. Ve ömrümden 1 belki de 2 yıl çalınmamış olacaktı.

Siz siz olun, korkularınızla yüzleşin. Ne demiş yazar;

Sadece güneşli günlerde yürürseniz, hedefinize asla varamazsınız.

You May Also Like