Hi guys ! Uzun süredir yarım bıraktığım Punisher Max serisiyle karşınızdayım. Valla Punisher Max serisini istemeden yarım bıraktığımı hatırlıyorum. Zamanında taşınma falan filan derken, bir türlü serinin devamını getirememiştim. Kısmet 2019 yılınaymış ki elimde 5. cilde kadar olan sayıları mevcut. Bu 5 Punisher max cildini de okumuştum fakat aradan geçen süreyle beraber, içeriğini unutmuşum. Bu sebepten mütevellit Punisher Max Başlangıç cildiyle tekrar okumaya karar verdim. Punisher max serisi için en başta söyleyebileceğim şey; karanlık ve kanlı. Zaten kahramanımızı az çok bilenler, serinin böyle geçeceğini kestirebilir. Mesela ülkemizde yayınlanan bir başka Punisher macerası; Daredevil / Punisher‘da kan man yok diyebiliriz. Max serisi ise hardcore bir seri.

2013 yılında Marmara Çizgi‘den çıkan Punisher max serisinin bir diğer güzel yanı ise, tamamlanmış olması. Tüm ciltleri alıp, sırasıyla okumaya başlayabilirsiniz. Ülkemizde tamamlanmış serileri çok seviyorum çünkü beklemeye gerek olmuyor. Bir de, yayıncının istediği rakamlara ulaşamadığında; iptal etme gibi bir aksiyon almayacağını garanti altına almış oluyorsunuz.

Gelelim Punisher max serisi başlangıç cildine. Kahramanımız Frank Castle eski bir deniz piyadesidir. Ailesi gözleri önünde öldürülünce, suçlulara savaş açar. Bir Batman gibi zengin değildir veya yakalayıp adalete teslim etmek istemez. O kendi adaletini kendisi karşılamayı kafasına koymuştur. Arkasında onlarca belki de yüzlerce ceset bırakan bir adamdır. Punisher Max Başlangıç‘ta eski ortağı Micro’nun 200 gibi bir rakam verdiğini de belirteyim. Micro’suz da Punisher’ın alemleri cezalandırdığını düşünecek olursak rakam yüzlerce ölü demek oluyor.

Punisher ile tanışmam Fox Kids dönemlerine kadar gidiyor. Spider-man‘in çizgi filmine konuk olurdu. Ardından oyun, film ve en sonunda Netflix’te hayatımda daha fazla yer edinmeye başladı. Netflix’te ki dizisini izlemişseniz, kahramanımızın dayak yemeye, yaralanmaya alışkın olduğunu görürsünüz. Bu özelliği Punisher max başlangıç cildinde de aynı şekilde devam ediyor. Çizgi romanı gerçekten çok başarılı olsada, bu konunun çok abartılması can sıkıcı bir hal alıyor. Ufak bir spoiler verecek olursam; pompalı mermisi yiyor, cam parçası elinin içinden geçiyor bla bla bla, bizim ki hala dövüşmeye devam edebiliyor. Punisher’ı diğer süper kahramanlar ile kıyaslayacak olursak; bizim kisi ” süper ” değil. Sadece kahraman ve bizden biri. Dizisinde de, çok çabuk iyileşen bir karakter ile karşı karşıyaydık.

PS: Bu durumu bana; abi üzerinde çelik yelek var ama saçmalama gibi laflar ile açıklamayın.

Adamımızın yaralanması ama savaşmaya devam etmesi ilk ciltte de karşımıza çıkıyor. Sevgili yazara Garth Ennis hiç öyle Punisher Max‘ta yavaş bir girişte yapmamış. Adam bildiğiniz haldur huldur, ölüm saçıyor. Ailesinin intikamını almakla başlayan serüveni, suçluları yok etmeye evrilmiş bir şekilde devam ediyor. Peki Punisher Max Başlangıç cildinde bizi ne bekliyor ?

Kahramanımızın hikayesine ufak bir göz atış.

Bir sürü ölü.

CIA ve mafyanın Punisher’ın peşine düşmesi.

Eski iş ortağı Micro ile karşılaşması, eskiyi yad etmeleri.

Küfürler.

Ve son…

Punisher Max serisini okuyun, okutun. İlk 5 cildini okumuş ve unutmuş biri olarak, bunu söylüyorum. Daha ilk cildinden sizi maceranın içine çekiyor. Vitesin küçüldüğü anlar; yok gibi bir şey.

You May Also Like