Kıskançlık, sevdiğin kişinin eşyalarına zarar verme, platonik aşk; bunların hepsini belli dozajlarda yaşamış bir insanım. Özellikle zarar verme kısmı bana saçma gelse de, hayatın içinde var der iki bukle küfürümü eder yoluma devam ederim. Fakat bazen çok farklı boyutla varabiliyor ve hayat sizi şaşırtmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde ise bu üçünün harmanlandığı bir hikayeye denk geldim. Hani denk geldim derken; içinde bulunmadım, tanıdığım birinin başından geçti diyelim. Genelde bu tür hikayelerin seyri bellidir, platonik bir aşkın vardır onunla sevgili olursun. Gün gelir kıskançlık krizin tutar kavga, tartışma ve onun eşyalarına zarar vermek faslı filan başlar. Kadınlar tarafından en çok saldırılan eşyalar ise elektronik eşyalar olduğunun dipnotunu da buradan bildirmiş olayım. Ona göre guardınızı alın beyler. Bizim hikayemizin kahramanı ise bir hastanede çalışan genç bir erkek doktor. Bu doktorumuzun aktif bir cinsel hayatı var. Yani cinselliği de bir kenara bıraksak, sık sık görüştüğü farklı kişiler oluyor. Görüştükleriyle tam olarak nasıl bir ilişkisi var orasını bilemeyeceğim, benim ki sadece fikir yürütme.

Bu arkadaş ne zaman buluşmalarını anlatsa, arabasına biri veya birileri zarar veriyor. Çocuk bir sabah uyanıyor, arabasının tamponunda yeni bir  çizik var, bir sabah bakıyorsunuz kapıyı anahtarla deşmişler filan. İlk başlarda olayların bağlantısını kuramıyor fakat düzenli olarak arabasına zarar verilince canına tak ediyor, park yerini değiştiriyor, evinden görebileceği bir yerlere koyuyor ama sonuç maalesef değişmiyor. Sonra kafasında bir ampul yanıyor. Ne zaman biriyle buluşsa arabası zarar gördüğünü fark ediyor. Ve kıskanç bir ex partneri mi, bunları yapıyor diye düşünmeye başlıyor fakat elde yeteri kadar verisi de mevcut değil. Son çare olarak yetkili abilerden yardım istiyor.

Kamera görüntülerinin incelenmesiyle olayın boyutu ortaya çıkıyor. Hastaneden doktor arkadaşlarından biri, arabasına zarar veriyormuş. Çocuk ne zaman hastanede buluşmalarını anlatsa, bu kişi akşamında kıskançlık sebebiyle arabasını çiziyor veya anahtar soktuğu ortaya çıkmış. Sebebi ise platonik bir aşkmış. Buradan aşkın ne kadar başa bela bir şey olduğunu anlayabiliriz. Sen sahip olmadığın birinin malına zarar veriyorsun, sebebi ise onun başkalarıyla beraber olması. Bu zararları veren doktoru görevden alıyorlar ve tedavi ettirilmek üzere başka bir yere sevk ediyorlar. Kazazedemiz ise şikayetçi filan olmuyor.

Normalde kadın milletinden korkulur gibi klasik bir cümleyle bu konuyu kapatırdım fakat hikayemizin kahramanları erkek. Bu olaydan gay erkeklerden de korkulacağını öğrenmiş oldum. Daha doğrusu platonik aşkın bazen çok tehlikeli olacağını öğrendim desem daha iyi olacaktır.

You May Also Like