Hi guys !

Hafta sonu kültürel faaliyetler konusunda, benim için oldukça verimli geçti. Hem sinema hemde tiyatroyla doldurduğum bir hafta sonuydu, kesinlikle size de böyle hafta sonlarını tavsiye ederim. İlk başta sinema filmiyle başlamak istiyorum; bildiğiniz gibi vizyonda ki en gündem yapan film Müslüm. 2013 yılında kaybettiğimiz nam-ı diyar; Müslüm babanın hayatını anlatan bu filmi, bence izleyin. Hani olay Müslüm Gürses’i sevip sevmemeniz filan değil. Bir insanın hayatını hemde yakından bildiğimiz birinin hayatını görün. Spoiler vermemek için size sadece şunu diyorum; bir insanın başına neler gelebileceğini görün. Filmde tasvip etmeyeceğiniz şeylerde illa olacaktır fakat o dram gerçekten ” vay be ” dedirtiyor. Koskocaman film sonrasında benim diyebileceğim tek şey; vay be.  Gidin izleyin ve sizde vay be diyin. Oyuncular, uyarlamalar filan gerçekten koskocaman bir helal olsunu hak ediyor. Oldukça başarılı bir çalışma olmuş. Filmin bir yerinde gözlerim dolar gibi oldu, hani bu dolma sebebi de Müslüm Gürses‘ten dolayı değil kendinizle içleştirebileceğiniz şeyleri bulabilirsiniz. Ben bir iki yerde buldum. Şunu da söylemeden edemeyeceğim; sigarayı da bırakalı bir hafta olmuştu, filmden çıkıp direk tekele sigara aldım. Bildiğiniz filmden çıkan sigara yakıyordu 🙂 ( o akşam içtim, bırakma mücadelesine devam )

Müslüm & Tamamla Bizi Ey Aşk Müslüm & Tamamla Bizi Ey Aşk mu  slu  m

Bir diğer husus olan tiyatroya gelecek olursak; hayatımda üçüncü kez Ali Poyrazoğlu‘nın bir oyununa gittim. Bu seferki ” tamamla bizi ey aşk” tı. Şunu en başta belirteyim; Ali Poyrazoğlu tam bir fırlama ve diğer oyunlarına göre bu oyununda oldukça fazla küfür vardı. Ay çok küfür var filan diye eleştirecekseniz gitmeyin, oldukça doğal olarak sahnelemişler. Oyunun içerisinde de bu küfür olayında öz eleştiri yapıyor, bunda bile güldürüyor. Oyun belki biraz yüzeysel kalabilir ama doğruluk payı oldukça fazla ve ustanın performansı için bile gidilir. Gerçekten sahnede öyle bir oynuyor ki bunda da; Müslüm’de ki ” vay be ” yerini ” helal olsun ”a bırakıyor. Tamamla bizi ey aşk, diğer iki oyununa göre seyirciyi de oyuna dahil ediyor. Neredeyse beraber oynuyorsunuz. Benden size tavsiye, orta taraflarda filan oturun. Önde ki kısımda ki seyircilere çok takıldı, bir an; umarım kimse terslemez dedim. Normal de terslenmemesi lazım ama, ettiği cümleler filan malum bu topraklarda hoş karşılanmaya bilir. Düşünün tiyatroya gidiyorsunuz ve bunun için bile gerilir hale geldik; ne kadar da üzücü.

Kendisine eşlik eden Şebnem Özinal ve Melih Ekener’i sahnede ilk defa izledim. Özellikle oyun başlar başlamaz Melik Ekener’i görünce biraz şaşırdığımı da söyleyeyim. Maskeli beşler, hababam sınıfı gibi yapımlarda oynayan Melik Ekener, açıkcası beni şaşırttı. Ve oyunda oldukça iyi bir doktor rolü oynadığını söyleyebilirim. Bu konuda biraz önyargılı davranmış olabilirim, kendisi bana çok güzel bir ders verdi 🙂 Önyargı kötü bir şey arkadaşlar. Kendilerini bir kez daha ayakta alkışlıyorum.

Son olarakta CKM’e bir iki söz söylemek istiyorum. Ne kadar doğrudur bilmiyorum ama Ali Bey biraz dert yandı, oyuna yer bulma konusunda. Böyle değerlere daha fazla yerin. Gördüğünüz gibi kapalı gişe oynuyorlar, evet yeni soluk ve oyunlar iyidir, ama bu ustaları ne kadar sık izleyebilirsek bir seyirci olarak kendimi şanslı hissedeceğim.

Müslüm filmi içinde Ali Poyrazoğlu‘nun oyunu içinde yapımda ve yayında geçen herkese teşekkür ediyorum.

Kıssadan hisse; gidin !

You May Also Like