Sevgili günlük, gitgide İzmir’e ve insanına daha fazla alışmaya başlıyorum. Saat 02:30 itibari ile evime girmiş bulunuyorum. Tabi ki aksiliklerde devam etmekle meşgul, misal bugün çamaşır makinesi bozuldu ve pazartesiye servis geliyor. Yerleşme filan bitti sayılabilir. Bugün işten erken çıkınca ilk başta Bornova çarşıya indim. Evde kullanmak için bir iki hırdavat parçasına ihtiyacım vardı. Ben çarşıda ki işimi hallederken bir seyyar büfeye gözüm takıldı. İlk başta bu büfe satış yapıyor sandım meğer yanılmışım. İki tane adam millete çorba ve bir de lokma gibi bir şey dağıtıyormuş. Daha da yaklaşınca; vefat eden birinin adına yapıldığını gördüm. Valla böyle tanımadığın birilerine sokakta lokmadır çorbadır gibi şeyleri en son ne zaman gördüm ? Hatırlamıyorum. Nedeni kötü olsa da benim çok hoşuma gitti.

İnsanları ele alacak olursak; gerçekten yardım severler. Yani ne bileyim, İstanbul’da çok körermişim bunu fark ettim. İlla ki ters ve kötü insanlar burada da vardır ama daha rast gelmedim. Yardıma ihtiyacınız olduğunda yardım ediyorlar. Herkes birbirine saygılı. Dün gece mesela alkollü bir kaç genç şarkı söylüyordu, kimse kardeşim sen ne yapıyorsun filan demedi. Nasıl anlatsam açıkcası bilemiyorum. Aklıma eski İstiklal caddesi zamanları geliyor. İnsanların birbirine saygılı olduğu, yaşam alanlarına müdahale etmediği zamanlar. İsteyen istediği gibi eğleniyordu.

Bilmiyorum Altan, kafam çok karışık. İşten ve bu saçma sapan uğraşlardan çok vakit kaybediyorum ama mutluyum sanki. Hiç değilse trafik gibi bir derdim yok. Neymiş arkadaş şu trafik. Hayatımdan ne kadar zamanımı çalıyormuş şimdi daha iyi anlıyorum.

İmkanınız varsa, İzmir taraflarına yerleşin sevgili arkadaşlar. Belki kazanacağınız para İstanbul’a göre daha az olur ama daha rahat olacağınızın garantisini verebilirim.

You May Also Like