Hayat garip arkadaşlar. Bundan 1 yıl önce tam da bu zamanlar bir İzmir gezisi yapmıştım. Ve yurtdışından döndüğüm zaman İzmir’e taşınacağım demiştim. Şuan tekrar yurtdışı planlaması yaparken kendimi İzmir’e taşınmış buluyorum. İşim gereği İzmir ile tekrar yolumuz kesişti. Bakalım bundan sonrası benim için hayırlı mı olacak yoksa hayırsız mı ? hep beraber göreceğiz. İzmir hakkında ilk izlenimlerimi yazmak gerekirse; trafiği. Eğer İstanbul’da yaşamışsanız burada hayli hayli yaşarsınız. İzmirli arkadaşların ” off trafik var ” dediğine İstanbul’lun trafiksiz hali diyebiliriz. ( tamam kabul, yazar burada biraz abartıyor ). Yine trafikten gidecek olursak, burada ki sürücüler sarı ışıkta bekliyor. Belki %100’ü değil ama büyük çoğunluğu sarı ışıkta bekliyor. İzmir’e geldikten 2. gün itibariyle benimde araba sürüşümde belli başlı değişimler oldu. Misal bende sarı da beklemeye başladım. İstanbul’da olsa sarı mı yandı ? Hemen gaza bas yoksa arkadakiler kornaya basar. Hmm, başka ne var bakalım. Misal bizim İstanbul’da makas atmalar filan olur, burada öyle pek fazla karşılaşmıyorsunuz. Ben bir kere otoban yolunda makasa kalkıştım, arkadan selektör filan yedim. Yani millet gerçekten alışkın değil. Plakanın yabancı olmasından mı kaynaklanıyor yoksa gerçekten İzmirliler mi böyle bilemiyorum ama; yol tıkandığı zaman ( karşı karşıya gelince arabayla ) adamlar bekleyip size yol filan veriyor. İstanbul’da ise keçi gibi yol vermemeye çalışılır.

Trafiği dışında insanına gelecek olursak; yalan yok bazı mahallelere girdiğinizde ister istemez bir ürperiyorsunuz. İnsanları dış görünüşüne göre yargılamamak lazım bunu biliyorum fakat güven vermiyorlar. Yani mahalle yapısından kaynaklanıyor bu. Genel anlamda, kime yol yada adres sorsam; tipi önemli değil yardım ettiler ve ediyorlar.

Gelelim İzmir’in kızlarına. Şimdi bunun daha ilk izlenim olduğunu belirtmekte yarar var. Kimseyi yargılamıyorum yada kesin böyleler demiyorum. Zaten fazla bir gözlem yapacak zamanda bulamadım. Fakat bu ikinci İzmir seferinde, ilk başta ki fikrim değişmedi. İstanbul caddede yaşarken muhattap olduğum kızlar daha bakımlı ve güzeldi. Tabi burada da çok güzel bayanlar var, fiziği filan iyi olanlar ama yıllardır ” İzmirli kızları şöyle güzel böyle güzel ” muhabbeti bana yavan geliyor. Fikrim hala aynı anlayacağınız.

Haa rahatlık konusuna gelecek olursak, bu kısa sürede 4 tane kızla flörtleştim, telefonlarını verdiler filan. Gerçi bunların hiç birinde ben adım atmadım, bildiğiniz kendiliğinden oldu. Bu konuda daha rahatlar, İstanbul’da özellikle cadde de işler pek böyle yürümezdi. Her neyse ilerleyen zamanlarda bu konuda daha fazla fikir sahibi olacağımı düşünüyorum.

Ah ! İzmir demişken havasından bahsetmemezlikte olmaz. Arkadaşlar soğuk. Gerçekten soğuk. Öyle 1 ay soğuk yapıyor laflarına filan inanmayın. Üşüyoruz reis. Tamam öğle saatlerinde bir güneş çıkıyor ediyor ama, yine de soğuk hissediliyor. Özellikle sabahları baya baya kar montuyla geziyorum.

Sizinle belirli bir süre İzmir günlüklerimi paylaşacağım arkadaşlar. İşin garibi ” taslak ” olarak kaydettiğim o kadar fazla yarım ve tam yurt dışı maceram var ki, onları paylaşmadan İzmir macerasına başlamak. Ne bileyim.

You May Also Like