Sevgili ülkemin patronları arasında bir inanış vardır; çalışma saati ne kadar uzun olursa o kadar fazla iş hallolur. Düşüncesel bakınca doğru gelebilir fakat iş uygulamaya gelince bunun tam bir fiyasko olduğunu görürsünüz. İsveç’i bilmeyenimiz yoktur. Dertsiz tasasız bir ülke olarak anarız kendilerini, seveni de sevmeyeni de çoktur bizim memlekette. Geçtiğimiz sene çalışma saatlerinin azaltılması konusunda bir çalışma içine girdiler ve pivot bir kurum seçtiler. Bu kurum Svartedalens adında bir huzur evi olmuş. Huzur evinden pivot mu olur demeyin, bal gibi de olur. Çalışma saatleri 8 saatten 6 saate indirilmiş. Amaçlanan ise daha az çalışma saatleriyle daha fazla işci çalıştırmakmış. Bunu Türkiye’de uygulasanız işsizliği azaltmaya yönelik bir çalışma olarak yorumlayabilirsiniz.

Aradan geçen bir yıl sonunda araştırmanın sonuçlarını incelemişler ve hiçte bekledikleri gibi bir sonuçla karşılaşmamışlar. Çalışanların işe gelmeme süreleri azalmış, etkileşim artmış ve sağlık sorunlarında da gözle görülür bir azalma yaşanmış. Böylelikle sağlık masraflarından da belirli bir ölçüde kurtulunmuş. Yöneticeler de akıllarında ki planın bu olmadığını ama böyle daha verimli bir çalışma ortamı ile karşılaştıklarını ifade etmiş.

Bu okuduğum yazının altında ki yorumlara baktığım zaman ise, insanımızın böyle bir şeyin Türkiye’de olmayacağını söylüyor. Herkesin kullandığı cümle ise; ” hak ettiği kadar değer vereceksin ” tarzında yorumlar.

Ne dersiniz belki de çalışanları sabah 9 akşam 5 çalıştırmak pek iyi değildir. İş verenlerimiz ” verimlilik ” konusunda biraz daha kafa yorsa, daha fazla paralar kazanabilirler. Yok sabah sabah ” hikmet abi bana bir çay, dün gece ki maçı izledin mi ?, ay dur biraz facebook’a bakayım, kız ayol ayşe ne yazmış gördün mü ? ” gibi saçma sapan iş yeri dialoglarından da kurtulmuş oluruz.

You May Also Like