Valla arkadaşlar buraya gelince bazı şeylere imreniyorsunuz, bazı şeyleri saçma buluyorsunuz. Benim imrendiklerimden biri de bu spor meselesi. Olayı da futbol olarak ele almayacağım tamamen bireysel spor anlayışı üzerine gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Burada iki spor salonu maceram oldu, ikisi de oldukça kısa. Tekine daha yeni yazıldım ve iki gündür gidiyorum diğeri ise geçen ay yazılmıştım fakat pek gitme fırsatı bulamamıştım.

İngiltere topraklarına indiğim tarih 6 Şubattı, yavaş yavaş burada ki 3. ayımı doldurmak üzereyim. İlk günümde arkadaşımın su topu maçı olduğundan onunla maça gitmiştim. Orada bile ufacık çocukların havuz kenarında olduğunu görmüştüm. Maçı olan takımlarda bile 13-14 yaşlarında çocuklar mevcuttu. Eşi havuzda su topu oynarken çocuğuyla oturmuş kenarda oyun oynayan anneler bile vardı. Ardından Oxford’a yerleşince neredeyse herkesin bisiklet kullandığını gördüm. Kursta ki hocalarımın da bazıları bisikletle gidip geldiğini öğrendim ki bu mesafeleri 1-2 km olarak düşünmeyin. Bildiğiniz 8-9 km öteden bisikletle gelen bile var.

Gelelim diğer bir gözlemim olan koşuya. Arkadaşlar gerçekten bu herifler manyak, gecenin 3-4 ün de biz kulüpten alkollü dönerken bazen koşanlara rastlıyoruz. Onun dışında bildiğiniz şehir kaldırımlarında koşan insanları görmeniz mümkün. Öyle ” aa salağa bak nerede koşuyor ” demiyorlar. Ayrıca burası bizim yerler gibi değil, parkları var rahat rahat parkurda koşabiliyorsun. Eee Oxford’da olunca kürek sporu da baya önemli bir yer tutuyor. Nehirin üzerinde çalışan kürek sporuyla uğraşanları görebiliyorsunuz.

İngiltere deyince bir de kriket meselesi var. Bizde bu oyun pek oynanmasa da buranın en popüler oyunlarından biri. Kız erkek fark etmiyor yolda giderken kriket sopası çantasında kişileri görebiliyorsunuz.

Ve gelelim spor salonlarına. Uzun yıllardır spor salonlarına giden biriyimdir. Size açık ve net diyebilirim ki adamlar bize hiç benzemiyor. Hani görmeye alışkın olduğumuz tipler vardır ya; ellerde telefon, arkadaşlarla konuşanlar veya sağa sola akıl verenler; işte onlar burada yok. Herkes kendi işine bakıyor, yardıma ihtiyacı varsa geliyor sizden rica ediyor. Bugün mesela biri geldi benden yardım istedi, yardım ettim teşekkür etti ve yoluna devam etti. Dikkatimi çeken bir diğer hususta bizde ” ya kolları 40+ yapayım benchte şunu basayım ” amacı vardır. Bana kalırsa bu adamların çoğu sağlıklı yaşam ve fit olmak için yapıyor. Salonda ciddi anlamda kütleli abiler de mevcut ama ağırlık bu yönde.

Hanım ablalar yoğunlukta bizim lüks salonlarda olanlardan bile fazla. Ve ciddi ciddi çalışıyorlar. Bir abla gördüm öyle bir bacak çalışmış ki şekilli ve benden kalın. Sanmayın öyle MRS. Olympia ya katılacak, kadın sporcu. Haa bunu beğenirsiniz beğenmezsiniz ama başka biri bildiğiniz kurbağa gibi bacaklarını açmış, başkası bir jimlastikçi gibi esnek. Yani yapıyorlar arkadaş belki jimlakçidir bilemeyeceğim. Bu gözler ben 1 hareketi 4 setten 20 tekrar olarak 30 sn dinlenmeyle yaparken kadının birinin plank yaptığını gördü. Makinenin karşısında olduğu için gözlemleyebildim. Ve kadın hiç bırakmadı kulağında kulaklık bildiğiniz kafasıyla şarkıya ritim tutuyordu. Kaç dakika yaptı bilemiyorum, tabi bunun gibi bizim Türkiye’de de yapanlar vardır ama geneli böyle buranın.

Kısacası demek istediğim adamlar sporu yaşam biçimi yapmış. Yolda ” ulan bu zayıf ” diyeceğin adam soyunma odasında six packli, orantılı bir fiziği olan biri olarak çıkıyor ki bu six pack zayıflıktan çıkmamış belli.

Sonuç;

  • Spor yapın arkadaşlar
  • Çocuklarınıza spor yaptırın
  • İlla fitness değil farklı spor dallarına yönlendirin
  • Gen önemli faktör ama bu heriflerin ve hatunların taş olma sebeplerinden biri de bu spor

You May Also Like