Bizim okulun sistemine göre; her hafta pazartesi günü yeni öğrenciler gelir, cuma da gideceklerin vedası yapılır. Pazartesi günleri yeni öğrenciler geldiği için acaba nasıl tipler gelecek, hangi seviyede başlayacaklar, bizim sınıfa gelen olacak mı gibi muhabbetlerde döner. Cuma günleri ise; eğer gidenler sizin arkadaşlarınızdansa oldukça koyuyor. Bu Türk veya yabancı pek fark etmiyor. Mesela geldiğim günden beri bir kaç İtalyanla çok iyi geçiniyordum. Bir kaç hafta önce hepsi bir anda gitti. Argo tabirle göt gibi kaldım arkadaş. Seviyeleri sizden yüksek veya düşük hiç önemi yok. İki türlü de kendinizi geliştiriyorsunuz. Hele ki alt seviyede olan siz olunca, onlardan öğrenebileceğiniz o kadar çok şey oluyor ki. Gelelim bir de bu işin öbür boyutuna. Gözünüze birini kestiriyorsunuz, yavaş adımlarla hedefinize yaklaşıyorsunuz, artık hamle yapmanın vakti geldi derken bir bakıyorsunuz o kişi ortalıktan kayboluyor. Why Allah’ım why ? diye yaratana sığınıyorsunuz. Cevap ise çok basit; eğitim süresi bitti ve döndü.

Hayır samimi olma aşamasına geldiyseniz zaten ne zaman gideceğini biliyorsunuz. Onun için elinizi çabuk tutabilirsiniz. Ama daha yeni yeni adımlar atıyorsanız, tam bir hayal kırıklığı yaşıyorsunuz. Nereden biliyorum ? Çünkü şu son iki haftadır başıma iki kere geldi. Her ne kadar yabancı bir ülkede, eğitim için bulunsanız da öyle bodoslama gidip ” hi, how are you ? ” diyemiyorsunuz. Yani ben diyemiyorum. Özellikle alt seviyelerde filan bir kutuplaşma mevcut. Hani Arap arapla, Türk Türkle, Fransız fransızla takılıyor. Üst kurlara geçtikçe Avrupalılarla aynı sınıflara düşüyorsunuz. Çok çok az bir rakam düşük seviyede oluyor. Uzak doğulular zaten koloniler. Şuana dek 2 yada 3 kişi gördüm başka yabancılarla takılan.

Kısacası arkadaşlar; elinizi çabuk tutun. Daha ne diyeceğim, konuşabilecek miyim acaba derken hedefiniz uçup gidiyor. Sizde arkasından; ” açaydım kollarımı gitme diyeydim ” moduna bürünüyorsunuz.

Sonuç;

  • Elinizi çabuk tutun
  • Bodoslama muhabbete girebiliyorsanız girin
  • Özellikle karşı cinsten birini gözünüze kestirdiğiniz de, düşündüğünüzden daha iyi konuşuyorsunuz ( tecrübe ile sabit )

You May Also Like