Yıllar sonra günlük tutmaya karar verdim. Bu kararı alalıda bir kaç gün oldu, öyle haftalardır yada aylardır yazmıyorum. Artık bloglar olsa da günlük tutmanın bana daha iyi geldiğini düşünüyorum. Kalemi ilk ele aldığınız zaman; eee ne yazacağım şimdi sorusu saniyeler içinde aklınızdan uçup gidiyor. Sanki içinizde ne varsa tüm düşüncelerinizi kusuyorsunuz. Ve elinizdeki kalem kendi yazıyormuşcasına hareket ediyor. İster istemez; acaba bunu yazmasam mı dediğim şeylerde yok değil. Sonuçta el yazısıyla yazılmış kanıtlar ortaya bırakıyorsunuz. Onun için siz siz olun, ileride ciddi manada zarar görebileceğiniz şeyleri yazmayın, yada yazıp yok edin.

Peki nereden çıktı bu yıllar sonra gelen günlük yazma isteği ? Cevabı çok basit; eski günlüğümle karşılaştım. Evet, günlük yazdığımı hatırlıyorum fakat hiç öyle açıp okuma kafasına girmemiştim. Ta ki geçen güne kadar. Eski günlüğümü elime aldığımda; o yaşlarıma gittim ve güldüm. Neleri dert etmişim be anam. Valla kendi kendimi boş yere yiyip bitirmişim. Büyük ihtimal bu sefer yazdıklarımı da bir 5 sene sonra okusam, ” bunlar mıydı benim dertlerim ” diyeceğim.

Size tavsiyem sizde böyle bir günlük tutun. Adı üstünde günlük ama her gün yazmanıza da gerek yok. Kafanız ne zaman atarlarsa o zaman yazabilirsiniz. Gittiğiniz yerlerden bulacağınız stickerlar, küpürleri de günlüğünüze yapıştırabilirsiniz. Bir arkadaşım kendi günlüğünü öyle yazıyordu. Kendisi için önemli olan bir günün materyallerini de günlüğüne yapıştırıyor, zımbalıyordu. Bu sinema bileti, ödediği hesap falan veya kartpostalımsı şeylerdi. Kısacası sizin hayal gücünüze kalmış bir dünyadan bahsediyoruz.

Benim karşılaştığım tek sorunu da sizlerle paylaşayım, büyük ihtimal sizde aynı sorunla paylaşacaksınız. Belli bir yerden sonra elleriniz ağrıyor. Gerçekten o kalemi elime alıp yazmaya başlayınca, yazdıkça yazıyorum. Şuana dek tek olumsuzluğu bu diyebilirim, o da katlanabilir bir şey. Bir kalem bir defter bir de arka fonda dinlendirici bir müzik sizin için yeterli olacaktır.

Unutmadan; günlük yazmanın faydalarına bir örnekte, kafanıza takılan, sinir olduğunuz, gün içerisinde ki yada genel olayları bir de durgun kafayla gözden geçirmeniz. Acaba verdiğiniz tepkiler yanlış mıydı, doğru muydu ? Bir daha olsa aynı şeyleri yapar mıydınız gibi soruları tekrar kendinize sormanızı sağlıyor. Yani hararetiniz geçtikten sonra bir durum kritiği yaptırıyor. Hiç değilse bende öyle oluyor.

Defter tercihinizde kıvrılabilir, çizgisiz versiyonlardan tercih edebilirsiniz. Bu modellere göz atmanızı tavsiye ederim. Günlüğünüzü masa başında yazmayı düşünmüyorsanız yatakta dizinizin üstünde rahatlıkla yazabiliyorsunuz. Yok ben yatağa boylu boyuna uzanır öyle yazarım veyahut taşınabilir yatak için filan masalar var onlardan kullanırım diyorsanız da saygı duyarım.

Son zamanlarda günlük yazarken dinlediğim müzik önerimi de yapayım konuyu sonlandırayım. Chaos Chaos‘un Do you feel it ? adlı şarkısını dinlerken yazarsanız, beni de bir aklınızdan geçirin canlarım :p

Hadi iyi yazışmalar…

 

You May Also Like