Hi Guys ! Bugün sizleri Galata’ya götürmeye niyetliyim. Bir kaç senedir İstiklal’de ki kitle, Karaköy ve Kadıköy’e doğru bir yolculuğa çıktı. Bende bu yolculuğu destekleyenlerden biriyim. Farklı farklı mekanlar, cafeler hayatımıza girdi. Eskiden yüzüne bakılmayan ara sokaklarda farklı kültürler ortaya çıkmış durumda. Ben ise sizleri Karaköy ile Taksim arasında yer alan Galata’da ki Güney Restaurant‘tan bahsetmek istiyorum. Hadi bu sefer bir değişiklik yapalım da karşıya geçelim maceramızda ki durağımız oldu. Daha önce bir kez daha gittiğim Güney restaurantı, bu sefer biraz daha detaylı inceledim. Galata kulesinin hemen dibinde olan Güney restaurant, dışarıdan pahalı gelebilir fakat içeri oturduğunuzda bir çok mekandan daha ucuz olduğunu göreceksiniz. Özellikle Avrupa’da böyle ikonik eserlerin etrafında ki cafeler filan pahalı olur. İçeri girmeden önce sizinde beklentiniz böyle olabilir, eğer gözünüzü korkutan buysa çekinmeyin içeri atlayın. Benim tercihim; havanın güzel olduğu bir gün, hava hafif kararmaya yakınken yer bulup oturursanız, etrafı izlemek sizi oldukça mutlu edecektir. Söz konusu Galata ve kulesi olunca, insanlar direk kulenin içerisinde ki restauranta yöneliyor.  Galata kulesinin içinde ki restauranta gitmiş ve deneyimlemiş biri olarak, tercihimi Güney restauranttan kullarım. Evet, galata kulesi restaurantı, manzara olarak size daha fazla görsellik sağlıyor, bunu asla inkar etmiyorum. Fakat lezzet ve ağırlanma gibi kriterleri ortaya koyunca Güney restaurant 1-0 öne geçiyor.

Restaurantın tarihine inecek olursak 1964 yıllarına kadar uzanıyor. Maalesef yer bulmak biraz zor. Hem kule dibinde olması hemde turisttik bir yer olduğundan dolayı, çok fazla müşterisi mevcut. Yer buldunuz ve oturdunuz diyelim, başlangıçlardan kesinlikle zeytinyağlı bir yaprak sarma söyleyin. Fiyatlar bir midpoint ayarında belki bir tık daha pahalı olabilir ama acayip bir fark mevcut değil. Pahalı yazarken kendimle ikileme düştüğümü düşünüyorum. Çünkü her bütçeye göre bir şeyler bulabilmek mümkün. Bunların dışında, Güney restaurantın manzarasını ve bulunduğu ortamı düşünecek olursak, parasını sonuna kadar hak ediyor.

Özellikle benim hoşuma giden kısmı ise, servis yapan garsonlar. Gerçekten sizlerle çok ilgililer ve güleryüzlüler. Hani mekana tekrar gelmeniz için bir sebepte bu arkadaşlar. Kırmızı veya beyaz etmeyi tercih etmiyorsanız, pizzalarının çok başarılı olduğunu belirtmek isterim. Boyut olarak büyük ve doyurucular.

Genel anlamda Levrek ızgara ve cola gibi bir yiyecekle 50-60 liraya çok rahat çıkarsınız. Aynı şey ızgara köfte kola gibi yiyecekler için de geçerli. Hatta 50 lirayı bile bulmaz. Yani bütçenize göre yiyecek bulacağınızdan şüpheniz olmasın.

Benim favorim ise, ortaya aperatif bir şeyler söyleyip soğuk alkolünüzü tüketmek. Yolunuz Galata kulesine düşecek olursanız, Güney restauranta uğramayı unutmayın. Bir başka Galata restaurantı keşiflerimi de sizlerle paylaşmaya şimdiden can atıyorum :p

PS: Bildiğiniz adamların reklamını yapmış gibi oldum 🙂

You May Also Like