Ekşi sözlükte ” öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler ” adlı bir konu var, bilenler bilir. Bugün benzerini ben okulda yaşadım. Belki ufku iki katına çıkarmasa da farklı bir kültür hakkında ilginç bir kaç bilgi öğrendim ve sizlerle paylaşmak istiyorum. Konumuzun aktörü Güney Kore. Oldum olası bu ülkeye bir sempati duymuşumdur, nedenini bilmiyorum. Belki 2002 Dünya Kupasından dolayıdır, hiç değilse başlangıcı belki budur. Bayrağı filan de bana çok değişik gelir ki bayrağın anlamını öğrenince daha da sevmeye başladım. Ve tabi bir diğer konu da kızları, arkadaşlar asyalı dediğimiz ırklar arasında ( ki kendileri asyalı kavramına giriyor mu bilemiyorum ) en bakımlı ve en güzelleri bu ülkeye ait. Gerçekten kızları bakımlı oluyor. Ardından Japonya ve en son Çin geliyor. Bunlar tamamen kişisel görüşümdür, hani genelleme yapmak ne kadar doğru bilemiyorum ama karşıma çıkanlar için bunu söyleyebilirim. Yakın zamanda Asyalı diye adlandırdığımız milletler hakkında da görüşlerimi paylaşacağım. Neyse şimdi bizler asıl konuya geçelim.

Hepimiz doğduğumuz zaman gün,hafta ve ay olarak sayarız. Yani yeni doğan bir bebeğe 1 yaşında demeyiz ama bu Kore’de durum biraz değişik. Onlar inançları gereği anne karnını da yaşam olarak sayıyorlarmış. Yani bebek dünyaya geldiği zaman otomatikman 1 yaşında oluyormuş. Eğer Koreli biri size yaşını söylerse bilin ki bize göre 1 yaş ufak. Üstüne üstlük eğer bebek 29 Aralık tarihinden sonra doğarsa otomatikman 2 yaşında sayılıyormuş. Sanırım bonus ilave ediyorlar.

Bir diğer ilginç şey ise eğitim sistemleri. Adamlar sabah 07:00’den akşam 23:00’e kadar okuldalarmış. Düşünsenize biz bunun daha azından şikayet ediyoruz. Deli gibi çalışıyorlarmış ki bunu zaten biliyoruz. Tipik Türk aklıyla hemen ” eee sosyal aktiviteler ” sorusunu sordum. Bu ihtiyaçların hepsini okulda karşılıyorlarmış. Yani bizde ki gibi değil okulları. Bir de şuana dek tanıştığım neredeyse tüm koreliler belli bir seviye ingilizce biliyor. Aralarından baştan başlayanlarda var tabi ama geneli başarılı ve iyi konuşuyor. Sebebini sorduğumda ise, bunlara okullarında Amerikan İngilizcesi yada İngiliz İngilizcesi seçenekleri sunuluyormuş. Kişi kendisi seçimini yapıyor ve eğitim hayatında ciddi anlamda İngilizceye maruz kalıyormuş. Ve bundan emin olmamakla beraber, derslerine giren hocalar yabancı olma ihtimali var. Bu kısmı pek anlamadım onun için emin olamıyorum.

Konumuzun sonuna gelirken bu ülkeyle bizim ülkemiz aslında ekonomik olarak neredeyse aynı seviyelerdeydi. İki ülkede 5’er yıllık kalkınma planları benimseyip belirli amaçlar koymuştur. Fakat bizler belli süre sonra geriye giderken Kore bizi geçmiş ve refah, milli gelir, yüksek teknoloji gibi durumlarda bize fark atmıştır. İşte bu durum oldukça acıdır.

Sonuç;

  • Adamlar çalışkan
  • Yaşları bize göre sıkıntı
  • Gidip görülesi bir ülke
  • 4M grubundan Hyuna’a selamsss

You May Also Like