Hello Winter ! Hello Flu ! Tamam tamam, daha kışa girmedik ama havaların kıçı başı ayrı oynuyor. Sabahları Sibirya soğuklarından esinti yaşatırken, öğlene doğru güneş kendini gösteriyor, öğleden sonra Ibiza moduna geçiyoruz akşam ise tekrar kademeli olarak soğuyoruz. Ne giyeceğimizi, ne yapacağımızı şaşırdık arkadaş. Yani bu durum benim için böyle. Montla çıkıp, montu arabada bırakıp güne devam ediyorum. Hadi monttan bir şekilde kurtuluyorsun da, öğleden sonra t-shirtle gezecek kıvama kadar geliyorum. Bu döngü ise hastalığa açık bir kapı bırakıyor. İstediğiniz kadar grip aşısı olun, kendinize iyi bakın o gribe yakalanılacak arkadaş ! Eee tabi grip gibi bir konu varken, bizimde gazete siteleri gibi; gripken bunları yapmayın tarzında bir başlık atmamız kaçınılmazdı. Hayır arkadaş, hep gazete siteleri mi yazacak; gripken bunları yapmayın, grip olacaklar dikkat tarzı yazıları. Gerçekten böyle bir habercilik var; bir de bunun farklı versiyonu mevcut; adam finans konsunda yazıyor yazıyor, en sonuna yatırım tavsiyesi değildir. Ben de bu konuda öyle diyeceğim, aha başlıkta şu; gripken bunları yapmayın ( yatırım tavsiyesi değildir )

Mikropların o kadar emeği var, ayıp yani, kırıcı olmayın. Hele hele benim gibi açık ofis ortamındaysanız, haşırt dı bilekbord diyorum sevgili arkadaşlar. Bildiğiniz ofiste arkadaşlarla; sende kaldı bende kaldı oynuyoruz. Dönüşümlü hasta olup duruyoruz. Eveeet bu 3. hafta da hastalık sırası kimdeydi, bir adım öne çıksın lütfen ?!

Eee ihale bizde kaldı diye, mücadeleden vaz mı geçeceğiz ? Tabi ki hayır. Size hemen bir karışım tarifi verip iyileşmenize yardımcı olmayacağım arkadaşlar. Onlardan internette bir sürü var, belki benim blogda bile vardır. Genelde ne yazdığımı kontrol etmeden tekrar yazma yeteneğine sahip biriyimdir. Hatta cümle devrik mi / yazım yanlışım var mı gibi soruları kafama takmam, ben adam olmam diyorum. ( Uuu Serdar Ortaç’tan alıntı yaptım ). Ben size bu hastalığın köküne inmeye vaat ediyorum, ben size gripken bunları yapmayın diye tavsiye veriyorum. Haa yaparsınız yapmazsınız orası da sizin sorununuz 🙂

Yapılmayacaklar number 1; Şekerden uzak duruyoruz. Çay içiyorsanız, şekere bu süreçte veda edin. Biraz serinlemek için colaya sarılacaksanız, ona da elveda deyin. Eee peki Zero yada pepsi max demeyin ? Bana kötü söz söyletmeyin 🙂 İçerisinde şeker olan her şeyden uzak durmaya çalışın. Tamam bunun pek mümkün olmadığını biliyorum ama gidipte şekerli atıştırmalıklar filan de yemeyin arkadaşlar. Şeker böyle durumlarda vücudunuzda ki akyuvarlarınıza zarar veriyor. Eee akyuvarlarınız zarar gördükçe, hastalıkla savaşma süresi artacak, bu da sizin zombi gibi gezmenize sebebiyet verecek.

Yapılmayacaklar number 2: Süte karşı dikkatli oluyoruz. Şimdi arkadaşlar süt ve süt ürünleri biraz flu bir konu. Neden diye soracak olursanız; sütün içerisinde ki D vitamini, hastalığınız ile mücadele de yarar sağlayacaktır. Fakat bazı insanlar; hastayken süt tükettikleri zaman mukoza kalınlaşması yaşayabilirler. Mukozanın halk arasında ki adı; sümük. Eğer sizde boğazınız, genizinizde bir sertlik filan hissediyorsanız süt ve süt ürünlerine hastalık boyunca ara verin. Sorun yaşamıyorsanız da süt ürünlerine abana bilirsiniz. Ballı sıcak süt boğazlarınıza iyi bile gelebilir.

Yapılmayacaklar number 3: Alkol almayacaksınız. Bakın bunu yazmam bile saçma ama illa hastayken alkol alanlarınız oluyordur. Hatta bununla övünenlerle bile karşılaştım. Antibiyotik kullanıyorum ama şu kadar kadeh içki içtim. Eee ? Ne yapayım sana bir; madalya mı vereyim ? Hani yapmaman gereken bir şeyi yapmışsın, üstelik bunun zararını ben değil sen kendin görüyorsun. Vücudunun direncini düşürüyorsun. Onun için çocuk olmayın arkadaşlar ve hastayken alkol filan kullanmayın. Aksine bol bol su tüketin. Alkol tüketimi gerçekleştirirseniz, ister istemez vücudunuzu da susuz bırakacaksınız.

Yapılmayacaklar number 4: Utanarak söylüyorum ki bu yapılmayacak şeyi ben yapıyorum. Nedir bu ? Karbonhidrat seçiminde basite kaçmak. Mesela elimde mendil, yorgunum, dışarıdan yemek söylemek istemiyorum yada bekleyecek kadar tahammülüm yok hemen mutfağın yolunu tutuyorum ve tost yapıyorum. Buraya kadar sorun yok, sizde hastayken tost yapabilirsiniz. Fakat beyaz un ürünlerine yönelirseniz ki ben yöneliyorum; vücudunuza o ilk başta dediğim şekeri almış olursunuz. Onun yerine esmer ekmeklerden tost filan yapın. Şahsen genelde ekmek tüketmediğim için, evde esmer ekmek olmuyor. Tost ekmeği bulundurduğumda da; tercihim esmer ekmek olmuyor. Bu sebebtenden size yapmayın dediğim şeyi yapmış oluyorum. Yine de siz beni dinleyin, yaptığımı yapmayın arkadaşlar.

Sizin için kısaca girpken neler yapmamanız gerekenleri ele aldım. İstediğiniz kadar gripten korunsanız da, gerçeği sizde, bende biliyorum. O hastalığa yakalanacağız. Bu ne kadar sivri sinek ilacı alsakta, sokulmamız gibi bir şey. Doğa kanunu kısacası… Neyse, ben yine de hepinizine sağlıklı bir kış geçirmenizi diliyorum.

PS: Ne demiştik; Gripken bunları yapmayın ( yatırım tavsiyesi değildir )

You May Also Like