Konunun başlığında tatava yapmadım ve direk olarak yazdım. Bugün sizlerle Fomo nedir, ne değildir hakkında konuşacağız. Ne olduğunu bilmiyorsanız öğrenmiş olun ki, yarın bir gün bunu biri size sorarsa küfür filan sanmayın. İngilizce açılımı Fear of Missing Out olan bu kelimenin anlamı oldukça açıklayıcı. Laga luga yapmadan; olan biteni kaçırma korkusu olarak çevirebiliriz. Böyle bir şey mi olur arkadaş diyebilirsiniz ki haklısınız ama günümüzde gerçekten böyle bir korku var. Kelime 2013 yılında Oxford sözlüğe bile girmiş.

İnternetin günümüzde yaygınlaşması, sosyal medyaların hayatımızın içine bodoslama girmesi derken insanlarda FOMO denilen şey ortaya çıkmış. Hissediyorum Mahmut’lar kesin halı saha atıyor veya acaba gündemde kaçırdığım bir şey var mı diye kendinizi boşa gerdiğiniz bir durum söz konusu. 90’lara veya 2000’lerin başına gidecek olursak FOMO diye bir şey hayatımıza bu kadar girmemişti, belki de yoktu. Günümüzde dünyanın bir ucunda ki olaylardan anında haberdar olabiliyoruz, videolarını izleyebiliyoruz veya yazışabiliyoruz. 90’larda böyle bir imkan var mıydı ki ? Yada daha geriye gidelim 70’ler 80’lerde telefonun olacak, santrale bağlanacaksın falan filan uzun işler. Fakat şimdi çoğumuzun elinde cep telefonu, tabletler veya bilgisayarlar ile dünyanın bir çok yerinde olan biteni anında öğrenebiliyoruz.

Yok abi ne dünyası bana etrafımda kiler yeter diyorsanız, o da kabulümüz. Yağmur’un yeni sevgilisine bakmak, Halil’in paylaştığı story’i kaçırmamak sizde bir bağımlılık halini almışsa siz artık FOMO olmuş olabilirsiniz.

İngiltere’de iken bir tane Çin’li kız vardı, sanırım hayatımda gördüğüm en ağır FOMO oydu. Tabi biz o zaman genciz, FOMO MOBO bilmiyoruz, deli lan bu diyerek geçiyorduk. Ne zaman kendisini görsem elinde telefonuyla takılırdı. Dersleri dinlemez, telefon elinde uğraşıp dururdu. İlk başlarda hocalar bu duruma izin vermemeye çalışıyordu hatta elinden telefonu alıyorlardı filan ama baktılar bu bir çözüm değil çünkü arkadaş kendisini yerlere atıp titremeye, bağırmaya filan başlıyordu.

FOMO denilen bu rahatsızlığın kurtuluşu yok mu ? İnternette aratıyorsanız size söyleyecekleri şeyler belli arkadaşlar. Hani burada Amerika’yı tekrardan keşfetmiyoruz. Senin telefon, bilgisayar vb. ile etrafında olan biteni merak etme / dayanamama huyun varsa o elinde ki aleti usulca bir kenara bırakacaksın. Bunun başka bir yolu yok, bunun yerine neler yapabilirsin en basiti bir uğraş bulmak olabilir.

Boş vaktinde internet ile uğraşacağına git bir kursa yazıl, evde kitap oku kendine 30 dakika kitap okuyacağım diye söz ver ve bunu yap. Spor salonunun yolunu tut ve spor yaparken telefonunu dolabından çıkarma. Yani bunlar o kadar zor şeyler değil zaten bunları yapamayacak seviyelere geldiysen doğruca doktorun yolunu tut.

Size ne Tuncay’ın yeni buddysinden, Yeliz’in eteğinden. Sosyal medya kullanmayın demiyoruz sadece azaltın. Her mecrada olmak zorunda değilsiniz, zamanınızı geçirecek 1-2 mecra yeterde artar.

Zaten çalışma hayatınıza giriş yapmışsanız, elinizde telefon ile takılıyorsanız büyük sorun var demektir. Patronunuz, yöneticiniz hatta sizinle aynı konumda ki çalışma arkadaşlarınızın gözüne direk batarsınız. Sosyal hayatınız ve mesleki hayatınızın iyiliği için sosyal ağların cılkını çıkarmayın. FOMO olursanız da; annenize babanızın karşısına ben FOMO oldum diye çıkmayın. Valla annenizden terliği yersiniz, babanız ise ne yapar bilemiyorum. Söyleyecekseniz de; kısaltmasını değil uzun halini söyleyin benden size bir dost tavsiyesi 🙂

Neyse arkadaşlar, bugünde sizlerle FOMO’yu ele aldık. Bir başka yazımıza kadar kendinize dikkat edin, FOMO’suz kalın…

You May Also Like