Hi guys ! Maalesef şuan Covid 19 adında bir bela başımızda mevcut. Bu virüs savaşında bazı şeylere tanık olduk / oluyoruz. Bunlardan beni en çok şaşırtan şey tuvalet kağıdına hücum edilmesi. Sadece ülkemizde değil dünyanın bir çok yerinden gelen görüntülere baktığımızda, insanlar tuvalet kağıdına hücum ediyorlar. Buradan kendilerine en baştan beri; arkadaş ne sıçıyorsunuz da bu kadar tuvalet kağıtlarına hücum ediyorsunuz diye sormak istiyorum. Bir şeyin daha büyük boyunu / adedini almak ekonomik olarak daha avantajlıdır. Bu gerçeği inkar etmiyorum ama tuvalet kağıdına gereğinden fazla saldırmıyor muyuz ?

Bu yazıyı yazmadan iki gün önce Amerika’da ki arkadaşım ile konuşurken, gerçekten tuvalet kağıdı bulamadığını söylüyordu. Budapeşte’de ki arkadaşım ise tavuk bulamadığından dert yanıyordu. Neyse tavuğu bir kenara bırakıyorum ve tuvalet kağıdına yönleniyorum. Dün bende biraz alışveriş yapmak için dışarı çıktım. Metro grossmarkete gittim ve alacaklarımı aldım. Kıtlıktan çıkmış gibi bir alışveriş yapmadım. Sonuçta ihtiyacım olanı kadarını aldım. Bundan önceleri günlük veya iki günlük gıda alışverişi yapan ben bu sefer 3 haftalık bir alışveriş yaptım. Haberler insanları endişelendirdiğinden, neredeyse 5-6 aylık belkide yıllık alışverişlerini ediyorlar. Gerekli mi ? Bence gerekli değil. Tedarik zincirinde pek bir sorun olacağını uzmanlarda bende sanmıyorum. Neyse ben burada otorite değilim benim derdim tuvalet kağıtları.

En son 4 lü bir paket tuvalet kağıdı almıştım. Ve şansıma virüs döneminde de son 1 rulom kaldığı için, tuvalet kağıdı da alınacak listemdeydi. Metro’ya girdiğimde tuvalet kağıdı reyonu bomboştu. Bir What the fuck ! tepkisi verdim. Sadece kalan tuvalet kağıdı Papia’nn 32 ruloluğu kalmıştı. Bir daha markete çıkmamak için, bunu almak zorunda kaldım. Alırkende bu kadar ruloyu ne yapacağımı kendime sordum durdum. Sanırım komşulara filan dağıtacağım.

Amerika’da bu tuvalet kağıdı konusunu hakkında bir şeyler var mı diye araştırma yaptım.

3 farklı uzman ile bir röportaja rastladım, adamlarda tuvalet kağıdına saldırmanın saçma olduğundan bahsediyorlar. Dedikleri şey şu; siz buna bu kadar saldırıyorsunuz fakat tedarik zincirinde bir sorun yok. Kısa sürede raflara yine gelecekler, ihtiyacınız kadar alın. Zaten ana noktada burada patlak veriyor. Eğer herkes ihtiyacı kadar malzeme alırsa veya bir tık fazlasını alsa hiç bir sorun olmayacak.

Trump’ın bu sürecin 3-4 ay süreceğini söylemesi üzerine aynı uzmanların dediği şeyde şu; aradığınız şeyleri bulabileceksiniz fakat belki istediğiniz markayı bulamayacaksınız. Mesela ben dün papia marka bir tuvalet kağıdı aldım, ezelden beri selpak kullanan biriyimdir. Hani kendimi bildim bileli bu bir alışkanlık olduğu için selpak almışımdır. Belki papia daha iyi bir markadır, bilemiyorum.

Kısacası Amerika’lı uzmanlar; aradıklarımızı bulabileceğimizi fakat istediğimiz markalara ulaşımda zorluk yaşayabileceğimizi söylüyor. Yani gidip Fransız şarabı bulamayabilirsiniz fakat ikamesini bulabilirsiniz. Benzer durum bizim ülkemiz içinde geçerli. Sonuçta limanlar, kapılar veya gümrük kontrollerden dolayı ithalatta sıkıntı yaşayabiliriz. Temel ihtiyaçlarda ise bu durumu aşabileceğimizi düşünüyorum.

Onun için lütfen tuvalet kağıdı alırken, hayvan gibi almayın arkadaşlar. Günde kaç kere tuvalete gidiyorsunuz valla merak etmeye başladım 🙂

+Bonus

İnternette bir yabancı kadının videosuna rastladım. Kadın çocuğuna bebek bezi almak için markete gidiyor fakat hiç bir bebek bezi bulamıyor. Ve ağlayarak, ekonomik durumunun iyi olmadığı için toplu paket alamadığını ve şimdide hiç bir bebek bezinin olmadığını anlatıyordu.

Böyle bir salgını tek başımıza atlatmanın hiç bir anlamı yok. Bencil olmayalım. Bizim evimizde aylarca yatacak bir malzeme, başka birisi için anlık / hayati önem taşıyabilir.

You May Also Like