Herkese merhaba ! Sporda cardiodan nefret eden biriyimdir. Onun yerine sahilde yürümek filan daha ideal geliyor fakat çalışma hayatının içinde olunca hem salon hem salon sonrası sahilde yürüyüş zaman sıkıntısı yaratabiliyor. Bende cardioyu biraz eğlenceli kılmak için Netflix’ten belgesel bölümleri filan izliyorum. Bugün itibariyle en son tamamladığım belgesel; Casusluk Sanatı oldu. Belgesel 20 Ocak 2020 tarihinde Netflix’te yerini almış. Sitenin kendi yapımı olan belgeselin konusu adı üstünde; casuslar hakkında. 8 bölümden oluşan belgeselde her bölüm farklı bir konuyu el alıyor. Benim açımdan Casusluk Sanatı‘nı güzel yapan şey; sadece bu bölümlerde ki konuyu işlemesi değildi. Tarihte casusluk yapmış veya karşı casusluk yapmış kişileri örnekleriyle anlatması ilgi çekiciydi.

Gerek casusları gerekse de kullanılan teknolojileri mercek altına alan bir yapım olmuş. Tabi belgesel ağır bir Amerika taraftarlığı içeriyor. Sanırsınız dünyada tek kötüler; Çin, Rusya, İran filan. Amerika tam anlamıyla bir melek. Sağ olsunlar bunun biraz farkına varmışlar da; kendileri hakkında da bir kaç casusu serpiştirmişler.

Bir insan neden ülkesine ihanet eder kısmını en son 8. bölümde ele almışlar. Burada genel kanı para olsa da; ideoloji sebebiyle vatanına ihanet edenler de yok değil. Bu durum özellikle beni şaşırttığını söyleyebilirim. Amerikalı olan ve Küba siyasetini beğenmeyen bir ajan gidip Küba’ya bilgi kaçırabiliyor. Amerika’yı bu hususta ( belgeselde ki bilgilerin doğru olduğunu varsayacak olursak ) tebrik ettiğim tek nokta; adamları idam etmemesi. Vatana ihanetten yakaladıkları ajanları hapse atmaları açıkçası bana tuhaf geldi. Yasaların izin veriyor; senin için çalışan ajanları karşı ülkelere bildirip ölmesine sebep olan, senin milyon belki de milyarlarca dolar projeye kaynak ayırdığın bilgileri satan ajanları ömür boyu hapse atmak; ne bileyim.

Casusluk Sanatı hakkında kesinlikle izlemeniz gereken bir belgesel diyemem. 30-40 dakika süren bu belgesel benim gibi sporda filan sizi eşlik etmesi için oldukça güzel. Casusluğa ilgi duyuyorsanız tabi ki izlemenizi öneririm fakat öyle wooow olacağınız bir belgeselde değil. Buna ayırabileceğiniz sürenizi daha sağlam belgesellere ayırabilirsiniz. ( hem övüyoruz hem gömüyoruz )

Belgeselde ülkemizde de gündem olmuş ajanları görebiliyorsunuz. Mesela bundan yıllar önce Anna Chapman haberleri ülkemizde çıkmıştı. Belgeselde de kendisini görünce ben bu kadını bir yerden hatırlıyorum ya filan dedim. Ayrıca İHA’ların yer aldığı bölümde bizim İHA’ları da görebiliyorsunuz.

Kısacası Casusluk Sanatı fena bir yapım olmamış. Beni en çok şaşırtan bölüm ise; ne tarafın ajanı olduğunu hatırlamıyorum ama hep karanlıkta biriyle beraber oluyor. Ve beraber olduğu kişi erkek ( yani gay ilişki ). Ve yakalandıktan sonra bu durum için; ışıklar hep kapalıydı, erkek olduğunu bilmiyordum minvalinde bir şeyler zırvalıyor. Düşünsenize aylarca veya yıllarca biriyle yatıyorsunuz ama cinsiyetini bilmiyorsunuz. Yerseniz…

You May Also Like