Normalde gündemle alakalı bir şeyler yazmayı hiç sevmiyorum. Zaten şuan ki gündemi takip bile etmek istemiyorum. Maalesef güzel ve iyi haberlere hasret kaldık. Ben siyasetten daha alakasız ve gündelik hayatımızda farklı modelleriyle karşılaştığımız bir durumu ele almak istiyorum. Bir iki gün önce internete bir video düştü, bu videoda futbolcu Burak Yılmaz’ın bir otobüs şöförüyle yaşadığı tartışma söz konusuydu. Bugün ise bazı haber sitelerinde şöförün işten atılacağı hakkında haberler okudum Bu ne kadar gerçek bilmiyorum, tek bildiğim bunu şöförün kendisinin söylemesi. Her zaman olduğu gibi bu haber üzerine ikiye bölünen bir kitle var. Kimisi Burak Yılmaz’ı suçlu bulurken diğer kesim şöförü suçlu buluyor. Bu olay biraz da benim ilgi alanım ve mesleğime girdiğinden bende bir kaç cümle etmek istedim. Teknik meselelere girmeye hiç mi hiç niyetim yok. Çünkü bu olayın benzerlerini trafikte her gün yaşıyoruz yada yaşama ihtimali taşıyoruz.

Toplu taşımanın önemini asla inkar etmiyorum ve ülkemizde bu konuda daha fazla yatırım yapılmasını her zaman dile getiren biriyimdir. Maalesef bizim toplu taşıma ağımız ve seçeneklerimiz yetersiz. Mevcut sistemler ise ” insanlık ” adı altında sınıfta kalır derecesinde. Bunun en güzel örneği ise metrobüs olacaktır. Her neyse; olayda ki video kayıdına bakacak olursak pek bir şey söyleyemeyiz. Daha öncesini maalesef bilemiyoruz, sadece videodan yorum yapacak olursak ben şahsi fikrim; şöförün işten atılmasının doğru bir karar olduğudur. Peki neden ?

Burak Yılmaz’ın park hatası varsa yada yolcu otobüsünü tehlikeye atma gibi bir hareketi varsa zaten cezası kesilsin. Fakaaaat diğer tarafta bir yolcu otobüsü var, bu bir dolmuşta olabilirdi. Bir kere bu insanlar ” can ” taşıyor. En önemli nokta da burası. Bu insanların hata yapma gibi bir lüksü yok. Ufacık hataları başka insanlara zarar verebilir. Zaten bu şöförlerin almaları gereken belli başlı belgeler var. ( daha bugün bunun hakkında karayollarının yazısını okudum ). Bu adamlar ayrıca hizmet sektöründe. Hangi sektörde olursanız olun, bir insana öyle tepki veremezsiniz. Buna özellikle hizmet sektöründe yer alan kişiler dahildir. Sizin kendinizi kontrol etme, hitap şekli hatta ve hatta alttan almanız gereken durumlar vardır. Daha yatıştırıcı bir yol izlemeniz gerekir.

Altınızda ki araba, normal boyutlarda bir arabada da değildir. Normal binek bir arabaya göre, olası bir kaza anında daha fazla zarar vereceğiniz gibi; içerisinde taşıdığı yolcu sayısının yüksek olmasıyla beraber zarar görme ihtimali de bir o kadar fazladır. Kendi altında ki büyük araçlarla, gün içerisinde kaç binek arabayı sıkıştırdıkları ve trafik kurallarına uymadıklarını da biliyoruz. ( burada trafik kurallarına uyanları ayrı tutuyorum ).

Ve gelelim olayın başka bir tarafına. Şöför kendini korumak için sopaya davrandığını söylüyor. 1. Arabada sopa, kesici alet vb. taşıyamazsın. 2. Meşru müdafaa hakkını çiğniyorsun. Neden çiğniyorsun ??? Çünkü senin uyguladığın kuvvet ” orantılı ” değil. Karşında ki kişi sana yumrukla geliyorsa sen ona sopa veya bıçakla saldıramazsın. Ayrıca tarihte daha acı örneklerde mevcut. Ülkemizde kuru sıkı silahla karşısındakini bastırmak isteyen doktorun vurularak öldürüldüğünü hatırlıyorum. Bunun gibi onlarca örnek ülkemizde var. Yani ülkemiz bu konuda güvenli değil. Sen sopayı çıkarırsın, karşında ki bıçağı çıkarır bir saplar kendini başka bir diyarda bulursun.

Neyse konuyu çok fazla uzattım. Böyle şöförlerin uyarılmadan işten atılması doğrudur. Normal bir araç kontrolünde sopa bulunsa ve ceza kesilse, uyarı verilse tamam. Ama bu durumda şöförün direk saldırmaya meyilli olduğunu söyleyebiliriz.

Karşısında ki kişinin Burak Yılmaz değilde siz olduğunuzu düşünün. Yarın sabah trafikte sorun yaşadığınız bir şöförün sopayla size saldırmaya hazırlandığını. Olaya bu yönden bakmak daha mantıklı olacaktır.Hepimiz yaptığımız eylemlerden ve verdiğimiz kararlardan sorumluyuzdur. Eğer ” işçi ” muhabbeti yapacaksak önce o işcinin işinin gerektirdiklerini yerine getirirp getirmediğine bakmamız lazım. Sistemde ki yanlış ve bozuk kişilerin çıkarılması ” ama yazık ” açıklamasıyla kapatılamaz. Bu ardından kargaşayı ve başı boşluğu getirir.

You May Also Like