Herkese merhaba ! Pandemi sebebiyle Nisan ayında 32. Gün Arşivine sarmıştım. Demirkırat belgesiyle başlayan izleme sürecimde, röportaj yapılanları filan not almıştım. Ardından hatıraları yazanların kitaplarını aramıştım. Şansıma Kronik kitaptan Bahtiyar Yalta‘nın Bir Darbeci Subayın Hatıraları basıldı ve satın aldım. Bahtiyar Yalta, Talat Aydemir’in ekibiyle darbeye kalkışan bir binbaşı. Hazır kitabı yayınlanınca siparişi geçtim, aynı siparişimde Talat Aydemir‘in de Yapı Kredi Yayınlarından çıkan kitabını satın aldım.

Bir Darbeci Subayın Hatıraları‘na başlayınca yalan söylemeye gerek yok başlarda oldukça sıkıcıydı. Bana kalırsa bir sürü gereksiz yazı mevcuttu. Kitabın geneline baktığınız zamanda bir fayda sağlamayan bilgiler veriyordu. Kitaptan ümidi kesmek üzereyken inat ettim ve devam ettim.

Eğer sizde bu kitabı satın alırsanız, kitabın yarısına kadar pek bir şey beklemeyin. Gerçekten hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. 1962 ve 1963 yıllarında İsmet İnönü karşıtlığını görebiliyorsunuz ki ülkenin tüm sorununu İnönü’ye bağladığını da söyleyebilirim. İsmet İnönü hakkında tek bir yerde özeleştiri yapıyor o da; İnönü’nün Harbiye ziyaretinden sonra gerçekleşiyor. Onun dışında tam bir İnönü karşıtlığını okuyorsunuz.

Kitapta Bahtiyar Yalta‘nın baya baya önde biri olduğunu görüyoruz. Tabi burada yazar kendisini ön plana çıkarmış olabilir. Hele 1963 darbesinde kimse bir şey yapmazken kendisinin çabaladığını bile hissedebilirsiniz.

İşin komik tarafı; 1963 yılında yapılmaya çalışan darbeden 1 ay önce Talat Aydemir’den ayrıldığını fakat darbe günü arkadaşlarının ısrarlarına dayanamadığını ve başta verdiği sözünden dönmemek için darbeye katıldığını okuyoruz.

İster istemez o satırları okurken; ya kardeşim sanki dışarı çağırıyorlar sende ayıp olmasın diye darbeye katılıyorsun diyesim geliyor.

Bahtiyar Yalta’nın anılarında haklı olduğu veya gerçekleri yer vardır. Fakat genele baktığımızda beni bir okuyucu olarak pek inandırdığını söyleyemem.

Bir Darbeci Subayın Hatıraları dönemi anlamak için alınıp, okunması mı gerekiyor ?

Bence boş vaktiniz var ise alın okuyun fakat bu dönemi anlamak istiyorsanız, öncelik vermeniz gereken bir kitap olduğunu düşünmüyorum.

32. Gün Arşivinde ki belgesellerde de kendisine yer verilen Bahtiyar Yalta‘nın programda silik bir görüntü çizdiğini düşünüyorum. Kitabında anlattığı gibi lider biriyse bence programda da hiç değilse bunu göstermesi gerekiyordu.

Kitabı her ne kadar çok benimseyip, sevmesem de tekrardan ülkemizde yayınlayan Kronik Kitap’a teşekkürler. Adamlar kitap yayına başladığı günden beri; tarih konusunda oldukça başarılı eserler yayınlıyorlar. Kitap kapak tasarımlarına da bittiğimi dile getirmek istiyorum.

You May Also Like