Yazacak o kadar çok şey birikti ki hatta bazılarını yazıp taslak olarak bile kaydettim. Ama bir türlü yayımlama fırsatı bulamıyorum. Neyse bugün uzun bir süreden sonra sinemaya gittim. Nedense film izlemek istemiyorum. Bunalım gibi bir şey ama film izlememe bunalımı. ” Kim 1.30 – 2 saatini ayıracak şimdi ” modundayım. Netflix üyeliğimi de iptal ettirdim. Neyse bugün en sonunda sinemaya gittim ve ” özlemişim be arkadaş ” modunda çıktım. Tercihim ise tekrar çekim olan ” Muhteşem Yedili ” oldu. Amerikan sinemasının 1960 yılında çektiği ama aslı 1954’de Japonların çektiği Yedi Samuray’ın yeni versiyonu. Gerçi Japonlar samuray olarak ele almışlar ama Amerikalılar kovboy olarak kendilerine çevirmişler durumu. Yönetmenliğini Antoine Fuqua yaptığı filmin oyuncuları ise Denzel Washington, Chris Pratt, Ethan Hawke gibi ( diğer oyuncuları yazmaya üşendim ) isimler yer alıyor.

Bartholow Bogue adında zengin ve tek derdi para olan abimiz, bir kasaba/köyün anasını ağlatmakta, köylülere 3 hafta süre vererek ” ya satarsınız yada olacaklara katlanırsınız ” diye uyarır. Bu sırada bir kaç kasabalıyı da öldürürler. Denzel abimizde kanun kaçaklarını avlayan bir anlaşmalı hükümet çalışanıdır. Mağdur bir ablamız durumu kendisine anlatır ve Denzel olaya el koyar. Eski arkadaşlarını ve yolda karşılaştığı kişileri toplar. Tam kadro olarak 7 kişi olurlar ve güçsüzün yanında yer alırlar. Macerayı anlatıp spoiler vermek istemiyorum gidip izleyin arkadaşlar.

Ağır bir film olmaması güzel, konuya hızlı bir giriş yapıyor. Çatışma ve aksiyon sahneleri de bol diyebiliriz. Yani film kendisini izletiyor. Spoiler olabilecek kısma gelelim şimdide; Emma Cullen ablamızın kocası ilk öldürülenlerden biri. Eee genelde dul ablamız filmin baş aktörü yada yakışıklı serserisiyle aşk yaşar. O kişi de Chris Pratt’in can verdiği Josh Farraday oluyor. Bu filmde ise öyle bir şey yok. Yani gözüme girdi, hiç değilse sıradanlaşmamışlar.

Benim kişisel notum ise 10 üzerinden 6.5-7.

You May Also Like